Çirkin Ördek Yavrusu'nun Suçu Neydi? Dışlanmanın Psikolojisi, İçsel Anne ve Kendini Bulma Yolculuğu
- aysel alkoç
- 28 Haz
- 2 dakikada okunur
Çocukken dinlediğimiz bazı masallar vardır; yıllar geçse de içimizde yaşamaya devam eder. Çirkin Ördek Yavrusu da onlardan biridir. İlk bakışta farklı görünen bir yavrunun sonunda güzel bir kuğuya dönüşmesini anlatan basit bir hikâye gibi görünür. Oysa bu masal, aidiyet, dışlanma, kimlik, özgüven ve kendini bulma üzerine kurulmuş güçlü bir psikolojik anlatıdır.
Belki de bu yüzden bu masal yıllar sonra bile birçok insanın kalbine dokunmaya devam ediyor.
Çirkin Ördek Yavrusu Gerçekten Çirkin miydi?
Masalın en çarpıcı tarafı şudur:
Çirkin ördek yavrusu aslında hiçbir zaman çirkin değildir.
Sadece yanlış yerde doğmuştur. Doğduğu andan itibaren kendisini çevresindeki ördeklerle kıyaslar. Kardeşlerine benzemez. Farklı görünür. Ve insanlar, hayvanlar, hatta kendi ailesi bile ona aynı etiketi yapıştırır:
"Sen farklısın."
Bir süre sonra bu etiket onun kimliğine dönüşür. Çünkü insan, kendisine yıllarca söylenen şeyi sonunda gerçek sanmaya başlar.

Sürekli eleştirilen, aşağılanan veya kabul görmeyen insanlar zamanla kendilerini savunmayı bırakırlar. Çirkin ördek yavrusu da tam olarak bunu yapar.
Kedi onu anlamaz.Tavuk onu anlamaz. Diğer hayvanlar onu küçümser.
Ama o hiçbirine kendisini açıklamaya çalışmaz. Çünkü artık onların haklı olduğuna inanmaktadır. İşte tam burada devreye "imposter sendromu" girer.
Imposter Sendromunun Kökeni Çocuklukta Başlayabilir
Imposter sendromu, başarılı olmasına rağmen kişinin kendisini yeterli hissedememesidir.
Sürekli bir gün herkesin onun aslında yetersiz olduğunu anlayacağını düşünür. Çirkin ördek yavrusuna bu perspektiften bakınca masal daha anlamlı hale gelir, o hiçbir zaman çirkin değildir ama yıllarca buna maruz kaldığı için sonunda kendisi de buna inanır.
Belki de yetişkinlikte yaşadığımız birçok özgüven problemi, çocukken bize ait olmayan kimlikleri üzerimize giymemizden kaynaklanıyordur.

Belki Sorun Siz Değildiniz
Hayatımızın farklı dönemlerinde hepimiz bir yerlerin "çirkin ördek yavrusu" olabiliriz.
Yanlış aile...
Yanlış arkadaş grubu...
Yanlış ilişki...
Yanlış iş...
Yanlış şehir...
Bazen yıllarca kendimize şu soruyu sorarız:
"Bendeki eksik ne?"
Belki de cevap çok daha basittir.
Eksik olan biz değildik.
Sadece yanlış yerdeydik.

Kuğu Ailesini Bulmak
Masalın sonunda çirkin ördek yavrusu suya bakar. İlk kez başkalarının ona söylediği kimliği değil de gerçek yüzünü görür; o bir kuğudur. Ve artık kuğu ailesine dahil olmuştur.
Belki de hayatın amacı herkes tarafından kabul görmek değildir. Belki amaç, bizi olduğumuz gibi görebilecek insanları bulmaktır.
Çünkü yanlış gölde yaşayan bir kuğu, kendisini ömrü boyunca çirkin bir ördek sanabilir.
Şifa ise kendimizi yanlış yere sığdırmaya çalışmakta değil, ait olduğumuz gölü bulmaktadır.
Belki de bir gün hepimiz kendi yansımamıza bakıp aynı şeyi söyleyebiliriz:
"Ben hiçbir zaman çirkin değildim. Sadece yanlış yerdeydim."
*Bu yazı, podcast bölümünde anlattığım hikâyenin yalnızca kısa bir özeti. Masalı mitoloji, psikoloji ve arketipler üzerinden birlikte derinlemesine keşfetmek isterseniz sizi podcast'e bekliyorum.
🎧 Spotify'dan dinlemek için: https://open.spotify.com/episode/7IXmZeK2HQds0KigOC7bOK?si=PQgeMovhTeCNETwVW7089w




Yorumlar