top of page

Dionysos Nerede? | Ariadne ve Hayatını Başkaları İçin Tüketme Hezeyanı

Hayatımızın bazı dönemlerinde kendimizi Ariadne gibi bulabiliriz: Elimizde bir ip yumağı, arkamızda uğruna çok şey yaptığımız insanlar ve önümüzde ne yapacağımızı bilmediğimiz koca bir hayat.


Ariadne, Theseus’u Minotor’un labirentinden çıkarabilecek kadar güçlüydü. Çözümü bulan, yolu gösteren, elindeki kaynağı bir başkasının kurtuluşu için kullanan oydu. Fakat Theseus gittikten sonra aynı kadın Naksos’ta kendi hayatıyla baş başa kaldı. Bir başkasının labirentinden çıkış yolunu bulabilmişti; kendi özgürlüğünün ortasında ise yolunu kaybetmişti.


Belki de Ariadne’nin hikayesini bu kadar tanıdık yapan şey tam olarak bu: Bazılarımız başkaları söz konusu olduğunda inanılmaz bir beceriyle çalışıyoruz. Yol gösteriyor, sorun çözüyor, yük taşıyor, cesaret veriyor, gerektiğinde kendi kaynaklarımızı ortaya koyuyoruz. Fakat sıra kendi hayatımıza geldiğinde aynı güce ulaşamıyoruz.


Çünkü bazen kurtarıcılığın içinde gizli bir anlaşma vardır: Ben seni kurtarayım, belki sen de beni buradan çıkarırsın.


Ariadne in Naxos - Evelyn De Morgan
Ariadne in Naxos - Evelyn De Morgan

Theseus gittikten sonra Ariadne’nin elinde kalan ip bu yüzden yalnızca terk edilmenin değil, çok daha rahatsız edici bir yüzleşmenin sembolüdür: Ben gerçekten başkalarını mı kurtarmaya çalışıyordum, yoksa başkalarını kurtarmak bana kendi hayatımdan kaçma fırsatı mı sunuyordu?


Fakat Ariadne’nin hikâyesi Naksos’ta bitmez.

Dionysos gelir.


Şarabın, coşkunun, bedenin, hazzın ve taşkınlığın tanrısı Dionysos, bu hikâyede yalnızca Ariadne’nin yeni aşkı değildir. Bir süredir yaşamaktan çok hayatını taşıyan bir kadının karşısına yeniden yaşamı çıkarır.


Belki bu yüzden bugün “Dionysos nerede?” diye sormak, aslında şunu sormaktır:

Hayat ne zaman taşınması gereken ağır bir yük olmaktan çıkıp yeniden deneyimlemek istediğim bir şeye dönüşecek?


Ariadne’nin ipinden Dionysos’un şarabına uzanan bu hikayeyi, Ana Karakter'in yeni bölümünde konuşuyoruz. Aşağıdaki bağlantılardan yeni bölüme ulaşabilirsiniz:


 
 
 

Yorumlar


bottom of page